Ogur öbeği
Oğur öbeği, Türk dilleri ailesinin bir kolunu oluşturur ve bazen “Ön Bulgar grubu”, “Lir‑Türkçesi” ya da “R‑Türkçesi” olarak da anılır. Bu grubun günümüzde hâlâ konuşulan tek dili Çuvaşçadır; yaklaşık iki milyon insan bu dili kullanır. Tarih boyunca varlığını sürdüren ancak artık konuşulmayan bir diğer dil ise Ön Bulgarca’dır; bu dil, Tuna Bulgarcası ve İtil Bulgarcası olmak üzere iki ana kısma ayrılmıştır.
Dillerin sınıflandırılmasında dilbilimciler, ses değişimlerine dayanarak iki ana grup tanımlamışlardır: z > r (rhotacisme) ve ş > l (lambdaisme) değişimleri. Bu ölçütle “z‑ş esaslı” lehçeler Doğu Türkçesi (Oğuz grubu) olarak, “r‑l esaslı” lehçeler ise Batı Türkçesi (Oğur grubu) olarak adlandırılmıştır. Örneğin, Oğuz dilinde “kız” sözcüğü Oğur dilinde “kır” şeklinde karşımıza çıkar.
Oğur Türkleri, Orta Asya’dan batıya doğru göç eden Oğuz Türklerinden daha eski bir dönemde ayrılmış ve yeni yerleşim alanlarında çeşitli kabile konfederasyonları kurmuşlardır. Onogur, Ön Bulgar ve Hazar gibi topluluklar bu dil ailesine ait dilleri konuşmuş, bazı bilim insanları bu grubu “Hunno‑Proto‑Bulgar” olarak da tanımlamışlardır. Bugün hâlâ varlığını sürdüren tek Oğur dili Çuvaşça iken, Avarca, Hazarca ve Hunca gibi bazı dallar hâlen tartışma konusudur.
Oğur dillerinin etkileri, göç ettikleri bölgelerdeki yerel dillerde de izlenebilir. Macarca, Oğur Türkçesinden alınan sözcüklerle zenginleşmiş; örneğin “tenger” (deniz), “gyürü” (yüzük) ve “ökör” (öküz) gibi kelimeler bu etkileşimin göstergeleridir. Benzer şekilde, Moğolca’da da “ikere” (ikiz), “biragu” (buzağı) ve “üker” (öküz) gibi Oğur kökenli sözcükler bulunur; bu alıntılar, MS 4. yüzyıldan önceki dönemlere kadar uzanan bir tarihî geçmişi işaret eder.