Şehit Yalçın Operasyonu
Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki terör örgütlerine yönelik hava harekâtları, 2015 yılının ortalarında giderek yoğunlaşmıştı. 20 Temmuz 2015 sabahının ilk saatlerinde, Suriye tarafından açılan ateş sonucu Astsubay Yalçın Nane’nin şehit düşmesiyle birlikte, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tepki göstermesi gündeme geldi. Bu olayın ardından, uluslararası angajman kurallarına uygun olarak IŞİD’e ait üç farklı hedef, F-16 savaş uçaklarıyla gece operasyonu ile vuruldu.
Operasyonun ikinci ayağıysa yine 25 Temmuz 2015 akşamında, Diyarbakır’daki 8. Ana Jet Üssü’nden kalkan F-16’lar tarafından gerçekleştirildi. Bu defa hedef, Irak’ın kuzeyinde bulunan ve PKK’ya ait olduğu belirlenen dokuz farklı kamptı. Zap, Metina, Basyan, Kandil, Hakurk, Sinat, Haftanin, Avaşin ve Gara bölgelerindeki bu yapılar, aynı gece içerisinde bombalandı. Bu harekâtın ardından, şehit edilen Astsubay Yalçın Nane’nin anısına operasyona “Şehit Yalçın Operasyonu” adı verildi.
Türk güvenlik güçleri, o dönemde hem ülke içindeki terör tehdidine hem de sınır ötesindeki örgütlere karşı sürekli olarak baskı oluşturmak zorundaydı. PKK’nın Kandil başta olmak üzere diğer kampları ile IŞİD’in Suriye’deki mevzileri, millî güvenlik stratejisi gereği sürekli izlenen ve gerektiğinde operasyonel müdahalelerde bulunulan noktalardı. Bu operasyonlar, örgütlere karşı caydırıcılığı artırmayı ve Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarını en kısa sürede karşılamayı hedefliyordu.
İlk gece operasyonunda, Diyarbakır’dan kalkan üç F-16 uçağı, saat 03.12’de havalandı ve sabaha karşı 04.24’e kadar süren harekâtta üç IŞİD hedefini imha etti. Operasyon yaklaşık bir buçuk saat sürdü ve yapılan değerlendirmelerde, iki karargâh ile bir toplanma merkezinin tamamen yok edildiği, 35 IŞİD mensubunun hayatını kaybettiği bildirildi. Askerî yetkililer, uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli görülmesi durumunda kara harekâtı seçeneğinin de masada olduğunu açıkladılar.